MURATHAN MUNGAN
ŞAİRİN ROMANI ÜZERİNE
Bu kitabı öyle çok sevdim ki onu anlatmak sevgimin kitabı
okurken geçirdiğim güzel kimi zaman çok hüzünlü anların boynuna bir borç. Borç
ödenmeli henüz duygular eskimeden.
Çağdaşı olmak bir
şansken biz aynı dili konuşuyoruz filozof şairle. Bu bölümü bir daha okurum
diye kıvırdığım sayfa köşeleri değil de düz olan köşeler daha dikkat çekiyor
seyrekliğinden ötürü.
Okuduğun (muhtemelen
okuyacağım) en güzel roman.
Beni derinden
etkileyen felsefeyi bir yana bırakırsam (ki bu kişisel bir beğeni nedeni
olabilir) kitabın kurgusu ve bu kurgunun yarattığı sürpriz his, şaşkınlık
(Mükemmel kurgu)… Şu an bu kitabı hiç
okumamış ve okuyacak olanlara imreniyorum. Bu bir haz. Ve okuyacaklar için
henüz yaşanmamış.
Daha ilk satırlarında
alıyor insanı yüz yılın anlamlandıramadığımız telaşından. Ve bu devam ediyor bir
sihir gibi alıyor seni okumak için her
açışında anlamlandıramadığımız
hırsından, yarışından yaşadığımız hayatın. Dinginleştiriyor. Sanki
düşüncelerinin mevcut hayat nedeniyle karmaşıklaşmış ritmini düzeltiyor.
Kardiyologlar bilir fibrile olmuş (bozulmuş) ritmin tedavi ile sinüse (normale ) döndürülmesi
(düzeltilmesi) gibi.
Bir yol hikayesi
doğanın yüceliğine zamanın akışkanlığına felsefenin enginliğine.
O sadece çocukluk
yıllarında ve sadece şanslı çocukluk anlarında yaşanabilecek tarifi zor
mutlaklardan pay almış hisler şair ustalığıyla ve inceliğiyle serpiştirilmiş satırlara.
Usul usul ikram ediliyor okuruna.
Ve kimi hüzünler yakından
yaşayanın sıcağında ancak bilincini kaybedip dayanabileceği sonra soğudukça yüreğine yerleşip asla iyileşmeyecek
bir ömür taşınacak hüzünler.
Şimdi bu kitaba yeni başlıyor olmak isterdim mesela üç gün her şeyi
bir kenara bırakıp sadece bu kitabı okumak. Yeni başlayacaklara tavsiye ederim.
Bırakın bir şeyleri kenara. Başlayın …
Kitapla ilgili tek
eleştirim bazen ritm öyle hızlanıyor ki. Kimi duyguları derinlemesine hissetmek
kimi sözleri zihninde yorumlayacak vakit bulamayıp kaptırıyorsun akıcılığına
romanın. (Livaneli’nin dediği Şair
telaşı böyle bir şey mi acaba? ) Eleştiri değil bir övgü aslında. “Kaybolup gitmek” romanın ritminde ve geride
kalan bir istek kendini bırakmak için ama son satırı okumuş kitabın kapağını
kapatmışsın. Ne mutlu okuyacaklara.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder