16 Kasım 2011 Çarşamba

ŞAİRİN ROMANI ÜZERİNE


MURATHAN MUNGAN
                            ŞAİRİN ROMANI ÜZERİNE
 (yaklaşık 2 ay önce kitabı bitirdikten sonra yazdıklarım)

Bu kitabı öyle çok sevdim ki onu anlatmak sevgimin kitabı okurken geçirdiğim güzel kimi zaman çok hüzünlü anların boynuna bir borç. Borç ödenmeli henüz duygular eskimeden.

 Çağdaşı olmak bir şansken biz aynı dili konuşuyoruz filozof şairle. Bu bölümü bir daha okurum diye kıvırdığım sayfa köşeleri değil de düz olan köşeler daha dikkat çekiyor seyrekliğinden ötürü.

Okuduğun (muhtemelen okuyacağım) en güzel roman.

 Beni derinden etkileyen felsefeyi bir yana bırakırsam (ki bu kişisel bir beğeni nedeni olabilir) kitabın kurgusu ve bu kurgunun yarattığı sürpriz his, şaşkınlık (Mükemmel kurgu)…  Şu an bu kitabı hiç okumamış ve okuyacak olanlara imreniyorum. Bu bir haz. Ve okuyacaklar için henüz yaşanmamış.

 Daha ilk satırlarında alıyor insanı yüz yılın anlamlandıramadığımız telaşından. Ve bu devam ediyor bir sihir  gibi alıyor seni okumak için her açışında  anlamlandıramadığımız hırsından, yarışından yaşadığımız hayatın. Dinginleştiriyor. Sanki düşüncelerinin mevcut hayat nedeniyle karmaşıklaşmış ritmini düzeltiyor. Kardiyologlar bilir fibrile olmuş (bozulmuş) ritmin tedavi ile  sinüse (normale ) döndürülmesi (düzeltilmesi)  gibi. 
 
 Bir yol hikayesi doğanın yüceliğine zamanın akışkanlığına felsefenin enginliğine.

 O sadece çocukluk yıllarında ve sadece şanslı çocukluk anlarında yaşanabilecek tarifi zor mutlaklardan pay almış hisler şair ustalığıyla ve inceliğiyle serpiştirilmiş satırlara. Usul usul ikram ediliyor okuruna.

 Ve kimi hüzünler yakından yaşayanın sıcağında ancak bilincini kaybedip dayanabileceği sonra  soğudukça yüreğine yerleşip asla iyileşmeyecek bir ömür taşınacak hüzünler.

Şimdi bu kitaba yeni başlıyor olmak isterdim mesela üç gün her şeyi bir kenara bırakıp sadece bu kitabı okumak. Yeni başlayacaklara tavsiye ederim. Bırakın bir şeyleri kenara. Başlayın …

 Kitapla ilgili tek eleştirim bazen ritm öyle hızlanıyor ki. Kimi duyguları derinlemesine hissetmek kimi sözleri zihninde yorumlayacak vakit bulamayıp kaptırıyorsun akıcılığına romanın. (Livaneli’nin dediği  Şair telaşı böyle bir şey mi acaba? ) Eleştiri değil  bir övgü aslında.  “Kaybolup gitmek” romanın ritminde ve geride kalan bir istek kendini bırakmak için ama son satırı okumuş kitabın kapağını kapatmışsın. Ne mutlu okuyacaklara. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder